Türk Enerji-Sen, Enerji, Türkiye Kamu-Sen

ENERJİ, MADENCİLİK VE SANAYİ İŞ KOLUNDA ÇALIŞAN MEMUR VE SÖZLEŞMELİ PERSONEL ARKADAŞIM, BUNLARI BİLİYOR MUSUN?

ENERJİ, MADENCİLİK VE SANAYİ İŞ KOLUNDA ÇALIŞAN MEMUR VE SÖZLEŞMELİ PERSONEL ARKADAŞIM, BUNLARI BİLİYOR MUSUN?

1 Ağustos ile 31 Ağustos 2013 tarihleri arasında yapılması gereken toplu sözleşme görüşmeleri, iki oturumda bitirilmiştir. Bazı basın yayın organlarında “Hükümetle sendikalar anlaştı” gibi haberler yer almıştır. Gerçek böyle değildir.

Bu toplu sözleşme görüşmelerinde sadece, Hükümet ile Memur-Sen anlaşmıştır. İmzalanan bu toplu sözleşme kararlarını, Türkiye Kamu-Sen olarak reddediyoruz.

Toplu sözleşme görüşmelerinin yasal süresi bir aydır. Bir ayda bitmesi gereken görüşmelerin, alel- acele iki oturumda sonuçlandırılması; kamu çalışanlarının yüzlerce probleminin gündeme gelmemesi ve bu sorunlara çözüm bulunmaması anlamına gelmektedir.  Bu toplu sözleşme görüşmeleri 31 gün sürseydi, Türkiye Kamu-sen’ e bağlı sendikaların eylem ve müzakereleri sonucunda daha yüksek miktarda ücret artışı sağlanacaktı ve memurların çözüm bekleyen birçok mali ve sosyal talebi görüşülerek sonuca bağlanabilirdi.

Çünkü; Toplu Sözleşmenin müzakere takviminde bitim tarihi son günü 21 Ağustos olarak belirlenmişken, kamu çalışanlarının sorunlarının masada görüşülmesi için daha 14 gün varken, hiçbir talep görüşülmeden toplu sözleşme metninin diğer konfederasyonlar dahil edilmeden Hükümet ile Memur-Sen tarafından acele olarak imzalanması başka türlü nasıl izah edilebilir? Çocuk ve aile yardımı artışı gibi birçok konu hiç konuşulmadı. 2 milyon 400 bin kamu görevlisi ve 1 milyon 800 bin emekli dahil, 11 hizmet kolunu yakından ilgilendiren bir çok konu konuşulup, tartışılamadı.

“Bayram öncesi müjde vereceğiz” dediler ve “verdikleri müjde”; 15, 16,17 Ağustos 2013 tarihlerinde Toplu Sözleşme süreci devam ederken Türkiye Kamu-sen ve bağlı sendikaların almış olduğu eylem kararının önünü kesmek oldu.

Çünkü; Türkiye Kamu-sen’ e bağlı sendikaların Genel merkez yöneticileri ile 384 şube başkan ve yönetim kurulu üyeleri; 15, 16, 17 Ağustos 2013 tarihlerinde üç gün boyunca Başbakanlık önündeki Güven parkta yatma eylemi yapacaktı. Şayet bu eylemler gerçekleşseydi Kamu çalışanlarının sorunları kamuoyu tarafından tartışılacaktı ve Hükümet bu sorunlara çözüm bulmak zorunda kalacaktı. Ancak, Hükümet ve Memur-Sen birlikteliği memurların sorunlarının tamamının Toplu Sözleşme masasına yansımasını engelledi.

 

 

 

 

SONUÇ OLARAK; MEMUR MASADA SATILMIŞTIR.

 

1-İşkolumuzdaki tüm çalışanlara; 2014 yılının tamamı için sadece 175 TL brüt(123 TL net) ücret artışı yapılmıştır.

123 TL ücret artışının;

Ortalama memur maaşına oransal yansıması  %5,2’dir.

En düşük dereceli memur maaşına oransal yansıması %6,6’ dir

Ortalama KİT personeli maaşına oransal yansıması % 3,9 olarak hesaplanmıştır.

Ek ödeme, Aile Yardımı, Çocuk Yardımı, Zam ve Tazminatlar, Fazla mesai Ücreti ve benzer kalemlerde hiç artış yapılmamıştır.

2014 yılında enflasyon farkı verilmeyecektir.

Özet olarak; Taban aylığında yapılacak 175 TL Brüt(123 TL net) artıştan başka 2014 yılında memur ve memur emeklilerinin ücretinde hiçbir artış olmayacaktır.

2012 ve 2013 yıllarında % 4+4 ve %3+3’ lük ücret artışına ek olarak memurlara ödenen % 2,67 ve % 1’ lik Enflasyon farkı ödemeleri dikkate alındığında ve Temmuz 2013 itibariyle %8,8’ lik enflasyonun olduğu bir dönemde, Kamu Çalışanlarının maaşlarında 2014 yılında sadece % 2-7 oranında artış yapılması bir fiyaskodur.

Hükümetin Toplu Sözleşme sürecinin başlangıcında 2014 yılı için sendikalara önerdiği %3+3 oranındaki ücret artışı talebi kabul edilseydi bile; işkolumuzdaki çalışanlar için %2,1+Enflasyon farkı kadar daha avantaj sağlanacağı kesindi. Şayet Hükümetin teklifi kabul edilseydi; Taban aylığı gösterge rakamı ile birlikte maaş gösterge rakamı, ek gösterge ve Özel Hizmet Tazminatına yapılacak yüzdelik artışlarda emekli maaşlarımıza yansıyacaktı. Tüm memur ve memur emekli maaşları %3+3 oranında artmış olacaktı.

Emekli İkramiyesine 5.250 TL artış yapıldığı iddia edilmekte ve memurlar bu konuda da yanlış ve eksik bilgilendirilmektedir. Halbuki Hükümettin ilk teklifi bile kabul edilseydi, Emekli İkramiyesi 4.000 TL artacaktı. Pazarlık sonucu %4+4 zam verilseydi, Emekli İkramiyesi zaten 5.000 TL artmış olacaktı. Bu nedenle Emekli İkramiyesinin fazla artığı koskoca bir yalandır.

2- İşkolumuzdaki tüm çalışanlara; 2015 yılında %3 %3 ücret artışı yapılmıştır.

2015 yılında şayet enflasyon artış oranı yıllık % 6’ yı geçerse ancak ücretlere enflasyon farkı yansıtılacaktır. Enflasyon farkı ödenmesi daha önce altı aylık dönemler şeklinde uygulanmaktaydı. Yeni uygulama memurlar açısından önemli bir kayıp anlamına gelmektedir.

Sonuç olarak; memur masada satılmıştır. Milyonlarca çalışanı ve emekliyi %2 ile %7 arasında bir maaş artışına mahkûm edip, buna da tarihi başarı demek, Kamu Görevlilerinin aklıyla alay etmektir.

Kamu Görevlilerine arz olunur.

TÜRK ENERJİ-SEN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz