Türk Enerji-Sen, Enerji, Türkiye Kamu-Sen

TÜRK ENERJİ-SEN BAŞKANLAR KURULU ANTALYA’DA TOPLANDI.

12 Ekim 2016
754 kez okundu
TÜRK ENERJİ-SEN BAŞKANLAR KURULU ANTALYA’DA TOPLANDI. için yorumlar kapalı

Sendikamızın başkanlar kurulu toplantısı; Genel merkez yöneticilerimiz, şube başkanlarımız ve İl Temsilcilerimizin katılımıyla 6 Ekim 2016 tarihinde Antalya’ da gerçekleştirilmiştir.

Hizmet kolumuzdaki kamu görevlilerinin sorunlarını ve önümüzdeki süreç de yapılması gerekenleri tartışmak için toplanan sendikamızın teşkilat mensupları, 15 Mayıs 2017 tarihine kadar yoğun bir teşkilat çalışması startı vermişlerdir.

Genel Başkan yardımcımız C. Burak Oğuzhan’ ın sunumu ile başlayan toplantı, Genel başkanımızın konuşması ile devam etmiştir.

Sendikamızın Başkanlar Kuruluna katılan teşkilatımızın mensuplarını selamlayarak açılış konuşmasına başlayan Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Mehmet Özer, özetle şunları ifade etmiştir:

Sendikamızın Başkanlar Kurulu toplantısının, sendikamız, memurlarımız ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını cenabı Allah’ dan diliyorum.

Ülkemizin çok kritik bir dönemden geçtiği ve memurlar üzerinde büyük baskıların oluştuğu bu günlerde; yapacağımız bu toplantımız daha da anlam kazanmaktadır.

Son yıllarda kamu kurum ve kuruluşlarının tamamında; adam kayırmacılık çok planlı ve sistematik bir şekilde yapılmıştır.

Biz, gerek Türkiye Kamu-Sen ve gerekse Türk Enerji-Sen olarak bu keyfi uygulamaları engellemek için gerekli her türlü girişimde bulunduk. Ancak, kurumları yönetenler iyi niyetli olmadıkları için bu çabalarımız sınırlı kalmıştır.

Son yıllarda gerek TBMM’ de ve gerekse Bakanlar kurulunda memurları sıkıntıya sokan düzenlemeler ard arda çıkarılarak yürürlüğe konmuştur.

Bunların amacı, memurların gerçek temsilcileri bizleri yıldırarak memur kavramını ve iş güvencemizi ortadan kaldırmaktır.

Bu nedenle, birileri elindeki kamu gücünü bize karşı acımazsızca kullanıyor.

Ancak, düşünen sağduyulu bireylerden oluşan ve her türlü haksızlığa karşı duyarlı olan sendikamız buna sonuna kadar direnerek mücadele etmiş, bundan sonrada mücadeleye devam edecektir.

Bilindiği üzere, 3 Ağustos 2015 tarihinde başlayan 3. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri Kamu işveren Heyeti ile Memur-Sen arasında varılan mutabakat ile sonuçlanmıştır.

Söz konusu mutabakat metninde yer alan hükümlerin büyük bir kısmı hükümet ve bürokratlar tarafından uygulanmamıştır.

TÜRKİYE KAMU-SEN OLARAK TOPLU SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI İÇİN KONUYU YARGIYA TAŞIDIK.

Hizmet kolumuzdaki KİT’ lerde görev yapan ve ll Sayılı cetvelde yer alan Sözleşmeli personelin temel ücretleri ile alakalı Karar Tasarısı DPB tarafından hazırlanarak imza için YPK’ ya gönderilmiş halen onay bekliyor.

Alt unvanlarda görev yapan KİT personelinin ücretlerinde artış sağlamayı içeren bu tasarı; yıllarca sendikamızca her türlü platformda dile getirilerek Toplu Sözleşme masasına taşınmış, ancak Memur-Sen’ in teslimiyetçi tutumu nedeniyle halen onaylanmamıştır. Kadük olma ihtimali yüksektir.

Biz Türk Enerji-Sen olarak bu tasarıyı oldukça önemsiyoruz.

Bu tasarı onaylanırsa;

Unvan grupları 5 den 3 e düşürülerek sadeleştiriliyor ve yine KİT yönetim kurullarına %5 oranında skala ayarlama yetkisi tanınıyor,

KİT personeli ilk defa %6 oranında Tehlike sınıfı zammı ve %6 oranında Görev yeri Zammı alabilecektir.

Ücret Gruplarının 3’ düşürülmesi ile 2. Grupta memurlar ve Teknisyenler, 3. Grupta yardımcı hizmetler sınıfındaki personel yer almaktadır. Diğer personelde 1. Grupta yer almaktadır.

Bu Karar, şayet onaylansaydı, 15/2/2016 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girecekti. Maalesef halen onaylanmadı. Kadük kalma ihtimali çok yüksektir.

Biz Türk Enerji-sen olarak çok talihsiz bir konumdayız. Kamu Görevlileri ile alakalı her türlü konuyu kapsayan taleplerimizi gerek Toplu Sözleşme masasında ve gerekse diğer toplantılarda sunuyoruz. Ancak, doğal olarak hükümet ve bürokratlar tarafından kabul görmüyor. Diğer sendika da, bizim ve üyelerinin baskılarıyla göstermelik talepte bulunuyor, ancak hükümete sıkıntı çıkarmamak için taleplerinin takipçisi olmayarak unutulmasını sağlıyor.

Sonuçta imzalanan Toplu Sözleşme Metninde dahilimiz olmadığı halde memur arkadaşlarımız faturayı yine bize kesiyorlar.

Türk Enerji-Sen ailesinin yürekli mensupları,

Bir önceki toplantımızda bu kürsüden şu ifadeleri kullanmıştım.

“Türk Enerji-Sen olarak; nitelikli bir sendikacılık yapıyoruz.

Türk Enerji-Sen olarak; biz aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyetinin varlığına ve Türk milletinin hassasiyetlerine tehdit oluşturan her türlü tehlikeye karşı duyarlı bir sivil toplum örgütüyüz.

Son yıllarda, Cumhuriyetimiz ve diğer hassasiyetlerimiz için tehlike oluşturan her türlü tehditte karşı birlikte direndik.

Birileri bireysel menfaatini ülke menfaatine tercih ederken, siz hak ve hukuktan yana tavır koydunuz.

Birileri kadro almak, lojman almak, tayin yapmak adına sendikasını değiştirirken, siz aslanlar gibi duruş gösterdiniz.

Birçok konuda mağdur olmayı göze alarak, teslim olmadınız.

Bugün tüm bu olumsuzluklara ve olumsuz yönetim anlayışına rağmen, Ülkemizde halen insanlar birbirini boğazlamıyorsa ve halen bu güzel ülkemiz bir Irak, bir Suriye veya bir diğer Ortadoğu ülkesine dönüşmemişse bu sizin özverili çabanızla olmuştur.

Türk Enerji-Sen olarak, Türk milletinin hassasiyetlerini de dikkate alarak üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya çalıştık, olumsuzluklara karşı mücadele etmemiz gereken her yerde olduk.

Bu nedenle bu ülkenin insanı ve memuru size çok şey borçludur.

Biz bu mücadeleyi, yaşam standardımızın iyileşmesi, ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için verdik.

Başaramamak bizim suçumuz değildir. Ortada bir suç varsa bu suç; bireysel menfaatini toplumsal menfaate tercih eden memurlardır” demiştim.

Gelinen noktada; 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi başarılı olamamışsa bu sizin eserinizdir.

Cumhuriyetin değerleri ve Atatürk ilkelerini sahiplenenlerin sayısı artmışsa bu sizin eserinizdir.

Arkadaşlar,

Biz “Bu ülkeyi karşılıksız seven misyonun temsilcileriyiz.

Ülkemizi, sevmeye devam edeceğiz.

Demokrasimizin, tüm kurum ve kuruluşları ile geliştirilerek yaşatılması için gerekli her türlü çabayı göstermeye devam edeceğiz.

Değeri Dostlar,

15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemiz bir felaketin eşiğinden dönmüştür. Yıllarca devleti ele geçirmek için devletin bütün imkanlarından faydalanan bir paralel örgüt, ülkemizde mevcut yönetimi silah zoruyla değiştirmek istemiştir.

Silahlı Kuvvetler bünyesindeki bir gurup tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin amacı, bize göre ülkemizde bir iç savaş başlatmaktı.

İçinde camiamızın da bulunduğu Cumhuriyetin değerlerine ve demokrasiye inanmış vatandaşlarımızın feraseti ile darbe önlenmiştir.

Türk Enerji-Sen camiasının demokrasiye inanmış kıymetli temsilcileri, “en kötü yönetim bile darbeden iyidir”.

Bu nedenle, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimini ve darbecileri bir defa daha kınıyor ve lanetliyoruz.

Darbe girişiminden sonra ülkede OHAL ilan edilmiştir. OHAL çerçevesinde birçok KHK çıkarılmıştır.

Hükümet darbe girişimini fırsata çevirerek memurların aleyhine olabilecek bir dizi düzenleme yapmıştır. Memurların idarenin kararları ile ilgili yargıya gitme hakkı pratikte askıya alınmıştır. Yıllardır, memurların iş güvencesini kaldırmak isteyen hükümet bu yasa ile adeta memurları sindirmek istemiştir.

Biz Türk Enerji-Sen olarak bu uygulamaya her platformda karşı çıkarak gerekli itirazımızı yapıyoruz. Ancak bilindiği üzere bu KHK’ ler TBMM’ den alınan yetki çerçevesinde yapıldığı ve ilk defa böyle bir dönem yaşadığımız için yargıdan olumlu bir sonuç alabileceğimiz hususunda fazla umutlu değiliz.

Kurumların sevk ve idaresi kurum yöneticilerine aittir.

Biz sendikaların görevi kurum yöneticilerinin, hukuka ve mevzuata aykırı olan kararlarını uygulatmamaktır.

Bununda iki yolu vardır.

Birincisi görüşmeler yolu ile kararları geri aldırmak, ikinci seçenek ise yargıya taşımaktır.

Biz Türk Enerji-Sen olarak her iki seçeneği de sonuna kadar kullanmaktayız.

Üyelerimizi sıkıntıya sokacak her türlü düzenlemeyi yargıya taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz.

Üyelerimizin gerek bireysel, gerekse kurumsal bazda yaşadıkları sorunların takibi için, kendilerine gerekli hukuki desteği eksiksiz bir şekilde vermeye çalışıyoruz.

DSİ Genel Müdürlüğünün sınavsız mühendis atamalarını biz engelledik.

TEİAŞ Genel Müdürlüğünün sınavsız VHİ atamalarını biz engelledik.

TEİAŞ Genel Müdürlüğü ve Taşra teşkilatının çok tehlikeli işyerleri olarak kodlanmasını biz sağladık.

MTA Genel müdürlüğünün Enstitüye dönüştürülme adı altında tasfiye edilmesini biz engelledik.

Afşin-Elbistan Termik santralinin, ERG-Vermund ortak girişimine devir edilmesini biz engelledik.

2012 yılında 2840 sayılı yasada yapılmak istenen bir değişiklik ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne bağlı Bor fabrikalarının İşletme Hakkı Devri şeklinde özelleştirilmesini biz engelledik.

ÖZELLEŞTİRME İŞ KOLUMUZUN KANAYAN YARASIDIR.

Özelleştirme, Taşeronlaşma ve kadrolaşma hızlandırılarak adeta devletin mihenk taşı yerle bir edilmiştir. Sosyal devlet ilkesinden her geçen gün uzaklaşılmıştır.

Birçok kurumumuz tamamen özelleşti. Bazı kurumlarımızın belirli işletmeleri özelleştirildi.

Son olarak TEDAŞ Genel müdürlüğünde bulunan personel İFP olarak DPB bildirilmiştir.

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. nin 25 fabrikasının tamamı yıllardır Özelleştirme Kapsam ve programına alındığından yatırım yapılmayan ve personel alımı karşılanmayan kurum can çekişmektedir.

EÜAŞ ve TKİ hızla özelleştirilmektedir.

TEİAŞ, Eti Maden, TTK, TPAO ve BOTAŞ gibi stratejik kurumlar, sürekli özelleştirilme tehlikesi ile karşı karşıya olan kurumlarımızdır.

Yine bir süre önce hayata geçen bir yasa ile 101 özel bütçeli kamu kurumuna ait her türlü taşınmaz ve hissenin Özelleştirme idaresi Başkanlığınca satılmasına karar verilmiştir.

Biz bu yanlış uygulamalara karşı sonuna kadar direneceğiz.

Biz, Özelleştirme uygulamalarından en fazla mağdur olmuş bir camiayız.

Biz, her zaman özelleştirme kavramının karşısında olduk.

Özelleştirme ve yeniden yapılandırma nedeniyle kurumlarımızın kapatılmasına karşı her türlü mücadeleyi verdik, bundan sonrada vermeye devam edeceğiz.

Değerli Dostlar,

Kurbağa misali alıştırılan toplumun bize sahip çıkmaması nedeniyle Özelleştirme Uygulamalarına karşı vermiş olduğumuz mücadelede kısmen başarılı olsak da, birçok güzide kurumumuzun özelleştirilmesini engelleyemedik.

Biz ne kadar nitelikli bir sendikal mücadele verirsek verelim, siyasi konjonktür çok önemlidir. Hükümet, TBMM’ deki sayısal üstünlüğü nedeniyle memurların aleyhinde olan her türlü yasayı kısa sürede çıkararak uyguluyor.

Hükümetin hukuka aykırı uygulamalarına karşı biz fedakarca mücadele ediyoruz. Ancak, TBMM’ de yasalar hazırlanırken herhangi bir direnç ile karşılaşmayan Hükümet, bizim tepkimizi de önemsemiyor.

Değerli Dostlar…

Biz bu çalışmaları, sizlerle birlikte yaptık. Teşkilatımızın bugün burada olmayan diğer mensupları ile birlikte yaptık.

Bu nedenle hepinizi tekrar kutluyorum.

Biz bu çalışmaları yaparken elbette ki eksikliklerimiz olmuştur.

Ancak bir diğer sendika, Kamu Çalışanlarının hakları bir bir gasp edilirken en ufak bir girişimde bulunmamıştır.

Hiçbir düzenlemeyi yargıya taşımamıştır. Birçok kazanımımız Torba kanunlar kapsamında elimizden alınırken, biz aylarca gerek TBMM’ de kanunlar hazırlanırken ve gerekse yaptığımız eylemlerle çaba gösterirken, bir diğer sendika hiç tepki göstermiyordur.

Gerek yukarıda belirtilen çalışmalarımız, gerekse sizin bölgelerinizde yaptığınız çalışmalar üyelerimiz ve diğer personel tarafından takdir ediliyor, ancak sindirilen ve korkak memurlar tarafından yeterli karşılık bulmuyor.

Çalışanların bireysel küçük menfaatleri, toplumsal menfaatlerin önüne geçtiğinden bir diğer sendikaya üye olmayı tercih ediyorlar.

Bizler, üyelerimizin sorunlarını takip etmede ve sonuçlandırmada gösterdiğimiz çabayı bundan sonrada göstermeye devam edeceğiz.

SENDİKAMIZIN ÇALIŞMALARINI EN ÜCRA KÖŞEDEKİ ARKADAŞLARIMIZA BİRLİKTE ANLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ.

Onlar anlamada zorluk çekseler de, biz ısrarla anlatmaya çalışacağız.

Sendikamız, her zaman hak ve demokrasi mücadelesinin ön saflarında yer almıştır.

Bizler, bu geleneğin bozulmasına izin vermeyecek ve üyelerin söz ve karar sahibi olması ilkesine göre hareket edeceğiz.

Gayret bizden, Takdiri Cenabı Allah’tan bekliyoruz.

Madenlerin aranması, üretilmesi ile enerjinin üretim ve dağıtım faaliyetlerin yürütüldüğü; Enerji, sanayi ve madencilik iş kolunda sendikacılık yapıyoruz.

İş kolumuzdaki kurumların bir bölümünde yaşanan yapısal değişiklikler ve Özelleştirme Uygulamaları nedeniyle, çalışan arkadaşlarımız çok önemli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır.

Bu kadar çok hareketlilik ve sorun yaşanan bir ortamda, bizim duygusal düşünme lüksümüz yoktur.

Cumhuriyetimiz gerek içte ve gerekse dışta önemli tehdit altındadır.

Ülkemiz, Cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana, hiçbir zaman bugünkü kadar zor şartlar içine düşmemişti. Halkımız İşin vahametini, henüz kavramış değildir.

Değerli Türk Enerji-Sen’ liler…

Türk Milleti, göğsünü siper ederek bu zorluğu da atlatacaktır. Atlatmak zorundadır.

Tüm bu olumsuzluklar birlikte değerlendirildiğinde, sendikamıza önemli görevler düşmektedir.

Biz Türk Enerji-Sen olarak; sizden aldığımız güç ile ülkemizi karanlığa ve kardeş kavgasına doğru götürmeye çalışanlara karşı, sonuna kadar direneceğiz.

ÜLKEMİZDE HUKUKUN EGEMEN OLMASI VE DEMOKRASİNİN BÜTÜN KURUM VE KURULUŞLARIYLA YENİDEN TESİS EDİLMESİ İÇİN, SONUNA KADAR MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ.

Kurumlarımızda, mevzuatın herkese adil bir şekilde uygulanması için gerekli her türlü argümanı, sonuna kadar kullanacağız.

Türkiye Cumhuriyeti demokratik hukuk devleti olmaya devam edecektir.

GÜCÜNÜ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ ÜN İLKELERİNDEN VE TÜRK HALKININ HASSASİYETLERİNDEN ALAN TÜRK ENERJİ-SEN’İN SİZ DEĞERLİ YÖNETİCİLERİNİN BU DURUŞU OLDUKÇA, HİÇ KİMSE ÜLKEMİZİ ORATAÇAĞIN KARANLIĞINA GÖTÜREMEZ.

“En karanlık gece bile sona erer ve Güneş tekrar doğar”

“Ümitsizlikten sonra nice ümitler, karanlıklardan sonra nice Güneşler doğar”

BU NEDENLE, DAHA FAZLA ÇABA GÖSTEREREK SENDİKAMIZI GÜÇLÜ VE DİRİ TUTMALIYIZ.

Ben inanıyorum ki bu toplantıdan çıkacak görüşler ile, önümüzü daha net görerek, emin adımlar ile yolumuza devam edeceğiz.

Toplantımızın, sendikamıza, Kamu Çalışanlarına, Ülkemize ve Türk milletine hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle şahsım ve yönetim kurulu üyeleri arkadaşlarım adına hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum” ifadelerinde bulunmuştur.

Genel başkanın açılış konuşmasından sonra söz alan Genel başkan yardımcıları Mustafa Tümer, Temel Yaşar ve Namık Altıparmak sekretaryaları ile ilgili bilgi vermişlerdir

Toplantının öğleden sonraki oturumunda söz alan şube başkanları ve İl Temsilcileri, şubelerinin sorunları ile alakalı bilgi vererek Genel merkezden beklentilerini dile getirmişlerdir.

Genel Başkanın kapanış konuşması ile toplantı sona ermiştir.

Toplantımızın coşkulu geçmesini sağlayan tüm katılımcılara teşekkür ederiz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.