Türk Enerji-Sen, Enerji, Türkiye Kamu-Sen,Sendika,Türk Enerji sendikası

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

8 Mart 2019
83 kez okundu
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI için yorumlar kapalı

Kadın olmanın mana ve önemi üzerine bir kez daha düşünmek için eşsiz bir fırsat sunan anlam yüklü bir günün içindeyiz.

Yıllardan beridir bilimden sanata, spordan edebiyata, siyasetten çalışma hayatına kadar hayatın her alanında kadınların büyük çaba ve başarılarına şahit olunmuştur.

Kadın elinin değdiği her yerde bir güzellik, göz nurunun düştüğü ve emeğinin geçtiği her noktada bir derinlik bulunmaktadır.

Nitekim kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayatın içinde eşit, onurlu ve saygın bir yeri olması gerekir ve bunun artmasında da herkese büyük görevler düşmektedir.

Evinde anne, işyerinde çalışan, toplumda saygın bir fert olan kadınlarımızın ülkemizin toplumsal birliği ve dirliği için hayati rolleri olduğu ortadadır.

Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olan ve sevgiyi, nezaketi, inceliği öğreten yine bizleriz.

Ailesine katkı sağlamak uğruna nasır tutmuş elleriyle, şehit evladını vatan toprağına uğurlarken döktüğü gözyaşlarıyla, umudun hiç eksik olmadığı bakışlarıyla, duanın ve iyi dileklerin çağlayan gibi aktığı sözleriyle kadınlar milletimizin ruhu olmuştur.

Günümüzde kadınlarımızın maalesef hak ettikleri ilgiyi, desteği ve saygıyı yeterince gördüklerinden bahsetmemiz çok zordur.

Özellikle kadınlarımıza yönelik insanlıklı dışı saldırıların, şiddet uygulamalarının, taciz ve tecavüz vakalarının endişe verici bir şekilde arttığı görülmektedir.

Son derece hazin ve trajik bu rezaletlerin önlenmesi, engellenmesi ve suçluların hak ettikleri cezayı bulması çok zaman vicdanları tatmin edecek düzeyde olmamaktadır.

Sokak ortasında arkası arkasına katledilen, töre ve geleneklerin gerisine gizlenen caniler tarafından gencecik yaşta hunharca kıyılan kadınların, genç kızların dramları millet olarak yüreğimizi sızlatmaktadır.

Kadınlara uzanan kirli ve kanlı ellerin kırılıp atılması ve katillere hak ettikleri cezaların verilmesi için vakit geçirilmeksizin ne gerekiyorsa yapılmalıdır.

Yaradan; varlık sahasını, kavim kavim ve birbirine eş iki ayrı cins olarak var etmiştir. Bu varlık nasıl ki kavim kavim değişiyorsa elbette ki kadın ve erkek olarak da farklıdır. Farklılık dediğimiz yargı ise asla bir hak kavramı değil, estetiğin işlendiği kadının zarafetinin ayrıntısıdır. Kutlu bir vazife addedilerek var edilen kadın; nesillerin devamını sağlayan doğurgan değil, nesillerin hamurunu karan yani bir tohumu yeşerten su gibi, hayattır. Bu gün bu varlık hayat değil ölüm kavramlarıyla anılmaktadır, zerafetle değil arsızlıkla savunulmaktadır, analık vazifesi bahşedilen bir hediye iken bu vazifeyi aşağı gören reddeden, mahremi ve yaradılışın özelliğini yoksayan özgürlük kavramını anlamamış bir zihniyetçe savunulmakta; insanlıktan nasibini almamış canilerce de katledilmektedir. Savunanlarca da yok sayanlarca da ötekileştirilmiştir. Bizler vicdan sahibi olanlar olarak , gündemdeki bu karmaşayı izledikçe hakkın peşine daha güçlü düşerken, kimilerinin ekmeğine yağ sürülmekte ve bu başıbozuklar bu günleri memleketi kızıştırmak için kullanmaktadır. İşte biz tüm bunların karşısında durarak her daim tarihimizden aldığımız öğütle Türk Töresini yaşatan İslam ahlakını bürünen Türk milletinde kadının asalet timsalleri olarak, bu günleri mazimizin şanından bahsederek geleceğe süzülen bir ok misali anarak bir gün değil her gün kutlu kılacağız. Bu belirlenmiş günlerde memleketi bulandıranların karşısında savunduklarımızı daha gür bir sesle söyleyerek duracağız. Özümüzü kaybetmeden çağın yozlaştırmasına müsaade etmeden, değişmeden gelişen bir düzeni sağlam kılıp, maziye meşale yakıp geleceği aydınlatarak, değerlerimizi anlatmaktan bıkmayacağız.”

Şüphesiz gelişmiş ve medeni bir toplumun en başta gelen özellikleri arasında kadınlara yönelik baskının, şiddetin, hakaretin, dışlanmışlığın, eşitsizliğin, bağımlığın ortadan kalkması yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki “Uygar ve vahşiyi birbirinden ayıran kravatı değil, kadınlara gösterdiği tutumudur.”

Son yıllarda kadınlarımızın muhatap olduğu ve bizleri son derece kaygılandıran insanlık dışı muamelelerin tamamen yok edilmesi için başta siyasi sorumluluk sahipleri olmak üzere herkes üzerine düşeni eksiksiz yerine getirmelidir.

Kadın haklarının evrensel, bölünmez, vazgeçilmez, ayrılmaz bir bütün olduğunu kabul eden vizyon genişliğinin yanı sıra; kadına saygının ve manevi olarak yükümlülüklerin bilincine ulaşmış ve gereğini yerine getiren sorumluluk kültürüyle de önümüzdeki sorunların aşılacağı kuşkusuzdur.

Ve yine unutulmamalıdır ki;

Kadın Türk’ün gözünde Han’ımdır. Ulu Türk kağanlıklarının her alanında kendini gösteren şahsiyetler olarak yer etmiştir.Tomris Hatun’un kudreti halen Fars diyarını titretmektedir, Raziye Sultan bütün heybetiyle Delhi’yi kuşatmıştır. Türk kadınının tarihin derinliklerinde kaybolduğunu sanmak da yanlış olacaktır. Daha dün Bacıyan-ı Rum cihattan cihada koşmuştur, Nene Hatun’un kahramanlığı dillere destan olmuştur. Atatürk’ün yadigarı Sabiha Gökçen’in izleri gökten kaybolmamıştır.

Bu vesileyle her şeyin en güzeline layık olan Türk kadınının Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Türk-İslam coğrafyasındaki kadınların ve bir ses bekleyen bütün hanımefendilerin bu anlamlı gününü tebrik ediyor, hepsini hürmetle selamlıyoruz.

Türk Enerji-Sen Kadın Komisyonu

Basın açıklamasıdır

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.